Ritim İstanbul Residence, A4 Blok, D:69 Maltepe/ İstanbul
+90 216 606 5709

Takip Et:

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası nedir? İzaleyi şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası ile ilgisi nedir?

26 Nisan 20230
CAN BULUT HUKUK DANIŞMANLIK · GAYRİMENKUL HUKUKU

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası

Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç veya diğer yapıların kim tarafından meydana getirildiği nasıl belirlenir? Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının hukuki dayanağı, şartları ve ortaklığın giderilmesi davasıyla ilişkisi.

Bir taşınmaz üzerinde bulunan ev, bina, ağaç, kuyu veya benzeri yapı ve tesislerin kimin tarafından meydana getirildiği, özellikle miras kalan taşınmazlarda ve ortaklığın giderilmesi süreçlerinde önemli uyuşmazlıklara yol açabilir. Taşınmazın tapu kaydı ile üzerindeki yapıyı meydana getiren kişinin farklı olması hâlinde, muhdesatın aidiyetinin tespiti gündeme gelebilir.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesine yönelik bir tespit davasıdır. Ancak bu davanın açılabilmesi için yalnızca yapıyı kimin yaptığının tartışmalı olması yeterli değildir. Davacının güncel hukuki yararının bulunması ve iddiasını hukuka uygun delillerle ispatlaması gerekir.

Önemli hukuki ayrım: Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, taşınmazın tapu malikini belirlemeye yönelik bir dava değildir. Kural olarak taşınmaz üzerindeki muhdesatın arazi mülkiyetinden bağımsız bir mülkiyeti bulunmaz. Uyuşmazlık, muhdesatı kimin meydana getirdiğinin tespitine ilişkindir.

Muhdesat Nedir?

Muhdesat, bir taşınmaz üzerinde sonradan meydana getirilen yapı, tesis veya dikili şeyleri ifade eder. Gayrimenkul hukukunda özellikle arazi üzerinde bulunan ve taşınmazın değerini etkileyen yapılar bakımından kullanılır.

Binalar ve yapılarEv, ahır, samanlık, depo ve benzeri kalıcı yapılar.
Ağaç ve bitkilerTaşınmaz üzerinde yetiştirilen ağaçlar, bağ ve bahçe unsurları.
Diğer tesislerKuyu, sulama tesisi ve taşınmaz üzerinde meydana getirilen diğer yapılar.

Örneğin, miras kalan bir arsanın tapuda birden fazla mirasçı adına kayıtlı olduğu, ancak arsa üzerindeki evin mirasçılardan yalnızca biri tarafından yaptırıldığı ileri sürülebilir. Bu durumda evin kim tarafından meydana getirildiği ve bu durumun ortaklığın giderilmesi sürecine etkisi uyuşmazlık konusu olabilir.

Hangi Durumlarda Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Açılır?

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, uygulamada özellikle taşınmaz üzerindeki yapı, tesis veya dikili şeylerin kim tarafından meydana getirildiği konusunda uyuşmazlık yaşandığında gündeme gelir. Dava, somut olayın özelliklerine ve davacının güncel hukuki yararının bulunmasına bağlı olarak aşağıdaki durumlarda açılabilir:

01. Taşınmaz üzerindeki hak iddiaları
Bir taşınmazın birden fazla kişi tarafından sahiplenildiği veya taşınmaz üzerindeki hakların kapsamı konusunda uyuşmazlık yaşandığı durumlarda.
02. Tapu kayıtlarından kaynaklanan belirsizlikler
Tapu kayıtlarının eksik, çelişkili veya güncel olmadığı ve taşınmaz üzerindeki hakların açıklığa kavuşturulmasının gerektiği hâllerde.
03. Yapının arazi malikinden farklı kişiye ait olduğu iddiası
Taşınmaz üzerindeki ev, bina, ağaç veya diğer muhdesatın arazi ya da arsa malikinden başka bir kişi tarafından meydana getirildiğinin ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda.
04. Miras, satış ve devir işlemleri
Miras paylaşımı, satış veya devir işlemleri nedeniyle taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiği konusunda belirsizlik oluştuğunda.
Dava açılmadan önce nelere dikkat edilmelidir?

Taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının, sözleşmelerin, ödeme belgelerinin ve taraflar arasındaki yazışmaların bir araya getirilmesi önemlidir. Belgelerin bir gayrimenkul hukuku avukatı tarafından değerlendirilmesi, uyuşmazlığın niteliğinin ve izlenebilecek hukuki yolun belirlenmesine yardımcı olabilir.

Her uyuşmazlıkta muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılması zorunlu veya uygun olmayabilir. Özellikle ortaklığın giderilmesi davası devam ediyorsa, muhdesat iddiasının mevcut yargılama içerisinde ele alınıp alınamayacağı ve ayrı bir tespit davası açılmasında güncel hukuki yarar bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasının Hukuki Dayanağı

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, Türk Medeni Kanunu’nun 712. maddesinde özel olarak düzenlenmiş bir dava değildir. Davanın hukuki çerçevesi; Türk Medeni Kanunu’nun bütünleyici parçalara ve arazi mülkiyetine ilişkin hükümleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun tespit davalarına ilişkin düzenlemeleri ve yargısal içtihatlar kapsamında değerlendirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesi, bir şeye malik olan kişinin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağını düzenler. 718. madde ise arazi mülkiyetinin kapsamına ilişkin temel hükümleri içerir. Bu çerçevede, taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler kural olarak arazinin bütünleyici parçası niteliğindedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca tespit davası açılabilmesi için davacının bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesinde güncel hukuki yararı bulunmalıdır.

Yargıtay uygulaması: Muhdesatın aidiyetinin tespiti talebi, kural olarak muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti şeklinde değerlendirilir. Davanın görülebilmesi için güncel hukuki yarar aranır. Yargıtay 8. HD, 27.01.2015, E. 2014/25148, K. 2015/1609; Yargıtay 8. HD, 28.01.2016, E. 2014/16903, K. 2016/1465.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasının Şartları Nelerdir?

1. Güncel hukuki yarar bulunmalıdır

Davacının muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitini istemekte güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararı olmalıdır. Yalnızca geçmişte bir yapıyı yaptırmış olduğunu ileri sürmek, her durumda bağımsız tespit davası açmak için yeterli değildir.

Özellikle taşınmaz hakkında devam eden bir ortaklığın giderilmesi davası bulunması, muhdesatın aidiyeti konusunda uyuşmazlık çıkması veya taşınmazın kamulaştırma ya da kentsel dönüşüm sürecine konu olması hâlinde hukuki yarar gündeme gelebilir. Bununla birlikte hukuki yarar, her olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.

2. Muhdesatın kim tarafından meydana getirildiği uyuşmazlık konusu olmalıdır

Davada, taşınmaz üzerinde bulunan yapının, tesisin veya dikili şeyin davacı tarafından meydana getirildiği iddiası ortaya konulmalıdır. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan delilleri birlikte değerlendirir.

3. İddia hukuka uygun delillerle ispatlanmalıdır

Davacı, muhdesatı kendisinin meydana getirdiğini veya yaptırdığını somut delillerle ortaya koymalıdır. İnşaatın yapımına ilişkin belgeler, ödeme kayıtları, tanık anlatımları ve keşif gibi deliller uyuşmazlığın çözümünde önem taşıyabilir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası İzale-i Şuyu Davasıyla Birlikte Açılabilir mi?

İzale-i şuyu olarak da bilinen ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesini amaçlar. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası ise taşınmaz üzerindeki yapının veya diğer muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesine yöneliktir.

Bu iki dava farklı hukuki konulara ilişkin olmakla birlikte, aynı taşınmaz bakımından bağlantılı hâle gelebilir. Örneğin ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaz üzerindeki evin ortaklardan biri tarafından yaptırıldığı ileri sürülüyor ve diğer ortaklar bu iddiaya itiraz ediyorsa muhdesatın aidiyeti uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.

Her durumda ayrı dava açılması gerekmez. Muhdesatın aidiyetine ilişkin uyuşmazlığın ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkeme tarafından çözümlenip çözümlenemeyeceği; uyuşmazlığın niteliğine, görev kurallarına ve somut dosyanın koşullarına göre değerlendirilir. Ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı da ayrıca incelenir.

Yargıtay uygulamasında, ortaklığın giderilmesi davasında çözümlenebilecek bir uyuşmazlık bakımından ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kabul edilebilmektedir. Buna karşılık derdest ortaklığın giderilmesi davası ve muhdesat uyuşmazlığının niteliği, bağımsız dava açılmasında hukuki yararın varlığı açısından önem taşır.

İlgili kararlar: Yargıtay 7. HD, 07.12.2010, E. 2010/5937, K. 2010/7039; Yargıtay 7. HD, E. 2024/1018, K. 2024/5567.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespiti için somut olayın özelliklerine göre farklı delillerden yararlanılabilir:

  • Tapu kayıtları ve taşınmazın geçmişine ilişkin kayıtlar
  • İnşaat ruhsatı, yapı kayıtları ve ilgili belediye belgeleri
  • Yapım ve malzeme giderlerine ilişkin fatura, makbuz ve ödeme kayıtları
  • İnşaatı yapan kişiler, yükleniciler ve diğer tanıkların anlatımları
  • Mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi
  • Fotoğraflar, yazışmalar ve yapım sürecini ortaya koyan diğer belgeler

Delillerin tek başına veya birlikte ne ölçüde ispat gücüne sahip olduğu mahkeme tarafından değerlendirilir. Her uyuşmazlıkta aynı delillerin bulunması veya aynı sonuca ulaşılması beklenemez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliği ve talebin hukuki çerçevesi dikkate alınarak belirlenir. Bu tür davalar kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Taşınmazın aynına ilişkin talepler veya bağlantılı davalar söz konusuysa görev ve yetki ayrıca incelenmelidir.

Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olup olmadığı, ileri sürülen talebin taşınmazın aynına ilişkin bir dava niteliği taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir. Bu nedenle dava açılmadan önce talep sonucu ve uyuşmazlığın hukuki niteliği dikkatle belirlenmelidir.

Dava Sonucunda Ne Olur?

Mahkeme, davacının güncel hukuki yararını ve muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğine ilişkin iddiasını değerlendirir. İddia ispatlanır ve diğer dava şartları da mevcutsa, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilebilir.

Bu karar, kural olarak taşınmazın tapu malikini değiştirmez ve muhdesat üzerinde araziden bağımsız bir mülkiyet oluşturmaz. Bununla birlikte ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma gibi süreçlerde muhdesatın kimin tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesi, ilgili uyuşmazlığın çözümünde önem taşıyabilir.

Her dosyanın sonucu farklı olabilir. Muhdesatın niteliği, taşınmazın tapu durumu, tarafların ilişkisi, deliller ve devam eden diğer yargılamalar birlikte değerlendirilmelidir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası nedir?

Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç veya benzeri muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesini amaçlayan tespit davasıdır.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası TMK 712’de mi düzenlenmiştir?

Hayır. Dava TMK 712’de özel olarak düzenlenmemiştir. Hukuki çerçevesi TMK’nın bütünleyici parçalara ilişkin hükümleri, HMK m. 106 ve yargısal içtihatlar kapsamında değerlendirilir.

Ortaklığın giderilmesi davası açılmışsa ayrıca muhdesat davası açılabilir mi?

Somut olayın koşullarına göre mümkün olabilir. Ancak uyuşmazlığın ortaklığın giderilmesi davasında çözümlenebilmesi ve ayrı dava bakımından güncel hukuki yarar bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Muhdesat davası açmak için hangi deliller gerekir?

İnşaat ve ödeme belgeleri, tanık anlatımları, belediye kayıtları, fotoğraflar, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi deliller kullanılabilir. Hangi delillerin gerekli olduğu olayın özelliklerine bağlıdır.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti kararı tapu malikini değiştirir mi?

Kural olarak hayır. Karar, muhdesatı meydana getiren kişinin tespitine ilişkindir; taşınmazın tapu malikini kendiliğinden değiştirmez.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası hangi mahkemede açılır?

Bu tür davalar kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Görev ve yetki, talebin niteliğine ve somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.

Sonuç

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, özellikle miras kalan taşınmazlarda, paydaşlar arasındaki uyuşmazlıklarda ve ortaklığın giderilmesi süreçlerinde önem taşıyan bir hukuki yoldur. Ancak davanın açılmasından önce güncel hukuki yararın bulunup bulunmadığı, uyuşmazlığın ayrı bir dava ile mi yoksa mevcut yargılama içinde mi çözümlenebileceği ve iddianın hangi delillerle ispatlanabileceği değerlendirilmelidir.

CAN BULUT HUKUK DANIŞMANLIK

Gayrimenkul hukuku, ortaklığın giderilmesi ve muhdesat uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki değerlendirme, somut olayın özellikleri ve ilgili belgeler çerçevesinde yapılmalıdır.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olay bakımından hukuki sonuçlar, dosya kapsamı ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

canbulutlaw.com© 2022 - Tüm Hakları Saklıdır.